Türkiye'de Yapay Zeka Regülasyonu 2026
الذكاء الاصطناعي في تركيا

Türkiye'de Yapay Zeka Regülasyonu 2026

AYDAN TURK
AYDAN TURKكاتب
5 أكتوبر 2026
4 دقائق قراءة
Yapay zeka kullanırken hangi kurallara dikkat edilmeli? KVKK’dan telif haklarına, AB AI Act’ten yeni düzenlemelere kadar güncel hukuki çerçeveyi ele alıyoruz.

Türkiye’de yapay zeka kullanımı arttıkça, bu teknolojinin hangi kurallara tabi olacağı da daha önemli hale geliyor. Şirketler yapay zekayı müşteri hizmetlerinden insan kaynaklarına, yazılımdan içerik üretimine kadar farklı alanlarda kullanıyor. Kullanım alanı genişledikçe kişisel veriler, telif hakları, yapay zeka ile üretilen içerikler ve çalışma hayatındaki dönüşüm de hukuki tartışmanın parçası oluyor.

Türkiye’de Yapay Zeka Regülasyonu Ne Durumda?

Türkiye’de yapay zekanın tüm kullanım alanlarını tek bir çatı altında düzenleyen özel bir kanun bulunmuyor. Bu, yapay zeka kullanımının tamamen düzenlemesiz olduğu anlamına gelmiyor.

Kullanılan sistem kişisel veri işliyorsa KVKK, ortaya çıkan içerik bir eserin kullanımını veya hak sahipliğini ilgilendiriyorsa telif ve fikri mülkiyet kuralları devreye girebiliyor. Yapay zeka işe alım veya benzeri karar süreçlerinde kullanılıyorsa kişisel verilerin yanı sıra kararların nasıl alındığı, insan kontrolü ve şeffaflık gibi konular da önem kazanıyor.

Yapay zeka sistemlerinde kişisel verilerin korunması ve KVKK veri güvenliğini simgeleyen dijital kilit

Türkiye’de ayrıca yapay zeka, otomasyon, telif hakları ve yapay zeka tarafından oluşturulan içeriklerle ilgili farklı kanun teklifleri bulunuyor. Ancak bir teklifin Meclis’e sunulması veya komisyonda bulunması, henüz yürürlükte olduğu anlamına gelmiyor.

KVKK Yapay Zeka Kullanımını Nasıl Etkiliyor?

Yapay zeka kullanan şirketler açısından en somut hukuki başlıklardan biri kişisel veriler. Bir çalışanın müşteri listesini, e-posta yazışmalarını veya başka kişisel bilgileri bir yapay zeka aracına yüklemesi yalnızca teknik bir işlem değil. Verinin hangi amaçla işlendiği, hangi hukuki sebebe dayandığı ve kullanılan sistemin bu veriyi nasıl işlediği de dikkate alınmalı.

Kişisel Verileri Koruma Kurumu, üretken yapay zeka sistemlerinde kişisel veri işleme faaliyetlerine yönelik çalışmalar yürütüyor. Kurumun çalışmalarında veri koruma, profilleme, istihdam, sağlık, finans, eğitim ve yapay zeka yönetişimi gibi farklı alanlar ele alınıyor.

Türkiye’de Yeni Yapay Zeka Düzenlemeleri Neler?

2026 yılında TBMM gündeminde yapay zekanın farklı etkilerine yönelik çeşitli kanun teklifleri bulunuyor. 25 Haziran 2026’da sunulan tekliflerden biri, yapay zeka, robotik sistemler ve otomasyonun çalışma hayatı üzerindeki etkilerini ele alıyor. Teklif kapsamında Yapay Zeka ve Otomasyon Uyum Fonu ile Ulusal Yapay Zeka Etki Kurulu kurulması ve yeniden beceri kazandırmaya yönelik uygulamalar öngörülüyor.

Bir başka teklif ise 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda değişiklik yapılmasını ve yapay zeka çağındaki telif sorunlarının ele alınmasını amaçlıyor. Ayrıca yapay zeka araçlarıyla oluşturulan sesli, yazılı veya görüntülü içeriklerin kişinin izni olmadan paylaşılmasına yönelik düzenleme teklifleri de bulunuyor.

Bu tekliflerin henüz yürürlükte olmadığını özellikle belirtmek gerekiyor. Mevzuatın nasıl şekilleneceği, tekliflerin yasama sürecine bağlı olarak netleşecek.

Türkiye'deki yapay zeka kanun tekliflerini ve yasal düzenlemeleri simgeleyen dijital hukuk tokmağı

Yapay Zeka Ve Telif Hakları Nasıl Değişiyor?

Üretken yapay zeka araçlarının yaygınlaşmasıyla telif konusu daha görünür hale geldi.

Bir yapay zeka aracının metin, görsel, video veya müzik üretebilmesi, ortaya çıkan her içeriğin otomatik olarak sınırsız ticari kullanım hakkı verdiği anlamına gelmiyor. Özellikle görsel ve video üretiminde, yapay zeka ile üretilen içeriklerin nasıl anlaşılabildiği de ayrı bir konu olarak öne çıkıyor. Kullanılan aracın lisans ve ticari kullanım koşulları ile ortaya çıkan içeriğin başka eserlerle ilişkisi birlikte değerlendirilmeli.

İçerik üreticileri açısından en pratik nokta ise kullanılan yapay zeka aracının ticari kullanım şartlarını kontrol etmek. Özellikle görsel, video, müzik ve metin üretiminde bu koşullar gözden kaçırılmamalı.

Avrupa Birliği AI Act Türkiye’yi Nasıl Etkiliyor?

Türkiye’deki şirketler için yapay zeka regülasyonunun bir diğer önemli boyutu Avrupa Birliği’nin AI Act düzenlemesi.

AI Act, yapay zeka sistemlerini taşıdıkları riske göre ele alıyor ve bazı sistemler için daha sıkı yükümlülükler getiriyor. Belirli şeffaflık kuralları da 2 Ağustos 2026 itibarıyla uygulanmaya başladı.Bu durum özellikle Avrupa pazarına ürün veya hizmet sunan Türkiye merkezli şirketler açısından önemli. Şirketin Türkiye’de bulunması, AB düzenlemelerinin her durumda dışında kaldığı anlamına gelmiyor.

Ürünün niteliği, hizmetin sunulduğu pazar ve yapay zeka sisteminin nasıl kullanıldığı, AI Act kapsamının değerlendirilmesinde önem taşıyor.

Yapay zeka regülasyon şemsiyesini ve kurumsal koruma çerçevesini simgeleyen adalet görseli

Türkiye’nin Yapay Zeka Politikası Nereye Gidiyor?

Türkiye’deki çalışmalar yalnızca kanun tekliflerinden oluşmuyor. Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı (2026-2030), yapay zeka ekosisteminin geliştirilmesine yönelik daha geniş bir politika çerçevesi ortaya koyuyor.

Plan; yapay zeka okuryazarlığı, uzman yetiştirme, veri altyapısı ve ekosistemin geliştirilmesi gibi alanlara odaklanıyor. Güvenilir ve kontrollü yapay zeka kullanımı da bu çerçevenin önemli başlıkları arasında yer alıyor. Bu yaklaşımın şirketler açısından kişisel veri boyutunda ne anlama geldiği ise KVKK tarafında ayrıca değerlendirilmeli.

Önümüzdeki dönemde özellikle kişisel veriler, yapay zeka ile oluşturulan içerikler, telif hakları, istihdamda yapay zeka ve algoritmik kararlar daha fazla gündeme gelebilir.

Türkiye’de yapay zeka regülasyonu henüz tek bir yasa halinde karşımızda değil. Ancak mevcut mevzuat, yeni kanun teklifleri ve 2026-2030 Eylem Planı birlikte değerlendirildiğinde, yapay zeka kullanan şirketler ve profesyoneller için konu artık takip edilmesi gereken güncel bir başlık.

Türkiye’de yapay zeka kullanımı arttıkça, bu teknolojinin hangi kurallara tabi olacağı da daha önemli hale geliyor. Şirketler yapay zekayı müşteri hizmetlerinden insan kaynaklarına, yazılımdan içerik üretimine kadar farklı alanlarda kullanıyor. Kullanım alanı genişledikçe kişisel veriler, telif hakları, yapay zeka ile üretilen içerikler ve çalışma hayatındaki dönüşüm de hukuki tartışmanın parçası oluyor. Türkiye’de Yapay Zeka Regülasyonu Ne Durumda? Türkiye’de yapay zekanın tüm kullanım alanlarını tek bir çatı altında düzenleyen özel bir kanun bulunmuyor. Bu, yapay zeka kullanımının tamamen düzenlemesiz olduğu anlamına gelmiyor. Kullanılan sistem kişisel veri işliyorsa KVKK, ortaya çıkan içerik bir eserin kullanımını veya hak sahipliğini ilgilendiriyorsa telif ve fikri mülkiyet kuralları devreye girebiliyor. Yapay zeka işe alım veya benzeri karar süreçlerinde kullanılıyorsa kişisel verilerin yanı sıra kararların nasıl alındığı, insan kontrolü ve şeffaflık gibi konular da önem kazanıyor. Türkiye’de ayrıca yapay zeka, otomasyon, telif hakları ve yapay zeka tarafından oluşturulan içeriklerle ilgili farklı kanun teklifleri bulunuyor. Ancak bir teklifin Meclis’e sunulması veya komisyonda bulunması, henüz yürürlükte olduğu anlamına gelmiyor. KVKK Yapay Zeka Kullanımını Nasıl Etkiliyor? Yapay zeka kullanan şirketler açısından en somut hukuki başlıklardan biri kişisel veriler. Bir çalışanın müşteri listesini, e-posta yazışmalarını veya başka kişisel bilgileri bir yapay zeka aracına yüklemesi yalnızca teknik bir işlem değil. Verinin hangi amaçla işlendiği, hangi hukuki sebebe dayandığı ve kullanılan sistemin bu veriyi nasıl işlediği de dikkate alınmalı. Kişisel Verileri Koruma Kurumu, üretken yapay zeka sistemlerinde kişisel veri işleme faaliyetlerine yönelik çalışmalar yürütüyor. Kurumun çalışmalarında veri koruma, profilleme, istihdam, sağlık, finans, eğitim ve yapay zeka yönetişimi gibi farklı alanlar ele alınıyor. Türkiye’de Yeni Yapay Zeka Düzenlemeleri Neler? 2026 yılında TBMM gündeminde yapay zekanın farklı etkilerine yönelik çeşitli kanun teklifleri bulunuyor. 25 Haziran 2026’da sunulan tekliflerden biri, yapay zeka, robotik sistemler ve otomasyonun çalışma hayatı üzerindeki etkilerini ele alıyor. Teklif kapsamında Yapay Zeka ve Otomasyon Uyum Fonu ile Ulusal Yapay Zeka Etki Kurulu kurulması ve yeniden beceri kazandırmaya yönelik uygulamalar öngörülüyor. Bir başka teklif ise 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda değişiklik yapılmasını ve yapay zeka çağındaki telif sorunlarının ele alınmasını amaçlıyor. Ayrıca yapay zeka araçlarıyla oluşturulan sesli, yazılı veya görüntülü içeriklerin kişinin izni olmadan paylaşılmasına yönelik düzenleme teklifleri de bulunuyor. Bu tekliflerin henüz yürürlükte olmadığını özellikle belirtmek gerekiyor. Mevzuatın nasıl şekilleneceği, tekliflerin yasama sürecine bağlı olarak netleşecek. Yapay Zeka Ve Telif Hakları Nasıl Değişiyor? Üretken yapay zeka araçlarının yaygınlaşmasıyla telif konusu daha görünür hale geldi. Bir yapay zeka aracının metin, görsel, video veya müzik üretebilmesi, ortaya çıkan her içeriğin otomatik olarak sınırsız ticari kullanım hakkı verdiği anlamına gelmiyor. Özellikle görsel ve video üretiminde, yapay zeka ile üretilen içeriklerin nasıl anlaşılabildiği de ayrı bir konu olarak öne çıkıyor. Kullanılan aracın lisans ve ticari kullanım koşulları ile ortaya çıkan içeriğin başka eserlerle ilişkisi birlikte değerlendirilmeli. İçerik üreticileri açısından en pratik nokta ise kullanılan yapay zeka aracının ticari kullanım şartlarını kontrol etmek. Özellikle görsel, video, müzik ve metin üretiminde bu koşullar gözden kaçırılmamalı. Avrupa Birliği AI Act Türkiye’yi Nasıl Etkiliyor? Türkiye’deki şirketler için yapay zeka regülasyonunun bir diğer önemli boyutu Avrupa Birliği’nin AI Act düzenlemesi. AI Act, yapay zeka sistemlerini taşıdıkları riske göre ele alıyor ve bazı sistemler için daha sıkı yükümlülükler getiriyor. Belirli şeffaflık kuralları da 2 Ağustos 2026 itibarıyla uygulanmaya başladı.Bu durum özellikle Avrupa pazarına ürün veya hizmet sunan Türkiye merkezli şirketler açısından önemli. Şirketin Türkiye’de bulunması, AB düzenlemelerinin her durumda dışında kaldığı anlamına gelmiyor. Ürünün niteliği, hizmetin sunulduğu pazar ve yapay zeka sisteminin nasıl kullanıldığı, AI Act kapsamının değerlendirilmesinde önem taşıyor. Türkiye’nin Yapay Zeka Politikası Nereye Gidiyor? Türkiye’deki çalışmalar yalnızca kanun tekliflerinden oluşmuyor. Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı (2026-2030), yapay zeka ekosisteminin geliştirilmesine yönelik daha geniş bir politika çerçevesi ortaya koyuyor. Plan; yapay zeka okuryazarlığı, uzman yetiştirme, veri altyapısı ve ekosistemin geliştirilmesi gibi alanlara odaklanıyor. Güvenilir ve kontrollü yapay zeka kullanımı da bu çerçevenin önemli başlıkları arasında yer alıyor. Bu yaklaşımın şirketler açısından kişisel veri boyutunda ne anlama geldiği ise KVKK tarafında ayrıca değerlendirilmeli. Önümüzdeki dönemde özellikle kişisel ver

Etiketler:türkiye yapay zeka regülasyonuyapay zeka yasası türkiyeai düzenlemesiulusal yapay zeka stratejisi
AYDAN TURK
AYDAN TURKكاتب
@AYDAN

التعليقات (0)

يلزم تسجيل الدخول للتعليق.

تسجيل الدخول
لا توجد تعليقات بعد. كن أول من يعلّق!