Canva'nın Londra'daki "AI Vision" etkinliğinde bir konuşma sırasında bir kadın sandalyesinin üzerine çıktı. Mesajı kısaydı: Veri merkezlerinin çevreye verdiği zararı yerel topluluklar çekiyor. Ama bu büyümenin nasıl ve hatta olup olmayacağı konusunda hiçbir söz hakları yok. Protestoyu "Pull the Plug" (Fişi Çek) adlı grup düzenledi. Grup, yapay zekânın hayatımıza nasıl gireceğine sıradan insanların da karar verebilmesini istiyor. Güvenlik görevlileri protestocuyu kısa sürede salondan çıkardı. Ama en çok konuşulan şey protestonun kendisi değil, salondaki sessizlik oldu. Kimi bu sessizliği rahatsızlık olarak okudu, kimi de sessiz bir onay olarak. Bence iki yorum da aynı şeyi gösteriyor: Yapay zekânın bedeli artık konuşulmadan geçilecek bir konu değil. Burada üç şeyi birbirinden ayırmak gerekiyor: → Veri merkezlerinin enerji ve su tüketimi gerçek ve ölçülebilir bir sorun. → "Bu teknoloji kimin denetiminde gelişiyor?" sorusu yerinde bir soru. → Bu tartışmanın yeri etkinlik sahneleri mi, yoksa politika masaları mı? O da ayrı bir tartışma. Teknoloji sektöründe çalışan hepimiz için asıl soru şu: Yeni bir ürünü tanıtırken ne yapabildiğini anlattığımız kadar, neye mal olduğunu da anlatmaya hazır mıyız? Sizce bu tür protestolar tartışmayı ileri mi taşıyor, yoksa kutuplaştırıyor mu? #YapayZeka #Sürdürülebilirlik #VeriMerkezleri #TeknolojiEtiği #Canva