Yapay Zekâ Kitaplarla Eğitilirken, İnsan Zekâsı Neden Ekranlarla Eğitiliyor? Yapay zekâ sistemleri, kitaplar, bilimsel makaleler ve güvenilir bilgi kaynaklarıyla eğitiliyor. Çünkü kaliteli bilgi, kaliteli sonuçlar üretiyor. Peki aynı özeni kendi zihinlerimiz için gösteriyor muyuz? Bugün birçok insan, özellikle gençler, gününün önemli bir bölümünü cep telefonu, sosyal medya ve kısa videolarla geçiriyor. Oysa kitaplar; düşünmeyi, sorgulamayı ve olaylar arasında bağlantı kurmayı geliştirirken, sürekli kısa içerik tüketimi çoğu zaman yüzeysel bilgiyle yetinme alışkanlığı oluşturabiliyor. Elbette sorun teknoloji değil, onu nasıl kullandığımızdır. İnternet ve sosyal medya doğru kullanıldığında güçlü öğrenme araçlarıdır. Ancak derin düşünmenin yerini tamamen ekranlara bırakması, geleceğin bilim insanlarını ve düşünürlerini yetiştirmeyi zorlaştırabilir. İronik olan şudur: Daha akıllı yapay zekâlar üretmek için en nitelikli bilgi kaynaklarını kullanırken, kendi beyinlerimizi çoğu zaman en hızlı ve en yüzeysel içeriklerle besliyoruz. Geleceği yalnızca yapay zekâ değil, onu geliştiren insan zekâsı belirleyecektir. Bu nedenle en değerli yatırım, teknolojinin yanında okuyan, sorgulayan ve düşünen insanlar yetiştirmektir. Çünkü güçlü toplumlar, yalnızca akıllı makinelerle değil; güçlü fikirler üreten güçlü beyinlerle inşa edilir.