Niyetçinin kuşunu hatırlıyor musun?
İçinden bir dilek tutarsın. Kuş bir kâğıt çeker. “Beklediğin haber gelecek” yazar. İş bekliyorsan iş, mesaj bekliyorsan mesaj gelir aklına.
Yapay zekaya soru sormak biraz buna benziyor. Ama önemli bir farkla: AI’a yazdıkların, hangi “kâğıdın” seçileceğini etkiliyor.
“Bir yemek tarifi ver” dediğinde pek çok seçenek var. “Evde makarna ve domates var, fırınım yok, 20 dakikam var” dediğinde bazı seçenekler öne çıkıyor.
Üstelik AI tek seferde hazır bir cevap çekmiyor. Metni parça parça oluşturuyor. Seçtiği her parça, sonraki seçimin ihtimallerini değiştiriyor. Başta yanlış bir varsayıma saparsa devamı akıcı, sonuç alakasız olabiliyor.
İyi prompt’un meselesi uzun yazmak değil. Neyin işine yarayacağını anlatmak.
Yine de doğru soruyu sormak, doğru cevap garantisi değil. Kâğıdın sana uygun görünmesiyle üzerinde yazanın doğru olması ayrı meseleler.
Ai niyetçiyi biraz daha yakından anlattık:
https://www.mindilot.com/rehberler/cebindeki-niyetci-ai-seni-neden-bazen-anliyor-bazen-sacmaliyor
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yap!

