Masqot Logo
Yapay Zeka Not Enflasyonunu Nasıl Artırıyor?
Yapay Zeka Araçları

Yapay Zeka Not Enflasyonunu Nasıl Artırıyor?

Nilay Çatalkaya
Nilay ÇatalkayaYazar
3 Haziran 2026
7 dk okuma süresi
Berkeley araştırması, öğrencilerin yapay zeka araçlarını yoğun kullanmasının not enflasyonunu hızlandırdığını ortaya koyuyor.

Üniversitelerde yapay zeka kullanımı artık yalnızca teknolojik bir yenilik olarak değil, akademik değerlendirme sistemlerini doğrudan etkileyen yapısal bir dönüşüm olarak görülüyor. Son yıllarda özellikle ChatGPT ve benzeri üretken yapay zeka araçlarının yaygınlaşması eğitim dünyasında yeni bir tartışmayı gündeme taşıdı: Yapay zeka not enflasyonunu artırıyor mu?

Kaliforniya Üniversitesi Berkeley Kampüsü'nde yürütülen kapsamlı bir araştırma, bu soruya dikkat çekici yanıtlar veriyor. Araştırmanın sonuçları, öğrencilerin yapay zeka destekli araçları yoğun biçimde kullanmasının not ortalamalarını yükselttiğini ancak aynı zamanda GPA sisteminin güvenilirliğini zayıflatabileceğini ortaya koyuyor.

Eğitim ve GPA Güvenilirliği

GPA Güvenilirliği Tehlikede mi?

Yükseköğretimde adil değerlendirme ve akademik dürüstlük, dijital dönüşümün en keskin virajlarından birine girmiş durumda. Uzun yıllardır eğitim dünyasının yapısal bir sorunu olarak tartışılan "not enflasyonu", üretken yapay zekanın (Generative AI) kitleselleşmesiyle birlikte daha önce görülmemiş bir ivme kazandı.

California Üniversitesi, Berkeley bünyesindeki Yükseköğretim Çalışmaları Merkezi (CSHE) tarafından yürütülen ve araştırmacı Igor Chirikov imzasını taşıyan yeni bir çalışma, yükseköğretimde yapay zeka kullanımının not enflasyonunu doğrudan körüklediğini ve akademik başarının en temel göstergesi kabul edilen GPA (Genel Not Ortalaması) sisteminin güvenilirliğini zayıflattığını bilimsel verilerle ortaya koydu.

Araştırma yapay zekanın sadece bir verimlilik aracı olmadığını aynı zamanda ölçme-değerlendirme mekanizmalarını yapısal bir krizle karşı karşıya bıraktığını gösteriyor.

GPA Güvenilirliğinin Zayıflaması ve Akademik Adalet

Akademik dünyada GPA, bir öğrencinin bilgi birikimini, disiplinini ve yetkinliğini potansiyel işverenlere veya lisansüstü programlara ilan eden en prestijli sinyal mekanizmasıdır. Ancak yapay zekanın körüklediği not enflasyonu, bu sinyali ciddi şekilde bozuyor.

Üniversite öğrencileri temsili ai

1. Diplomaların Değersizleşmesi ve İş Dünyasının Tepkisi

Herkesin yüksek notlarla mezun olduğu bir iklimde, gerçekten nitelikli öğrenciler ile yapay zekanın arkasına gizlenen öğrenciler arasındaki fark kaybolmaktadır. Bu durum, işverenlerin GPA kriterine olan güvenini sarsmaktadır. Son dönemde bazı küresel şirketlerin işe alımlarda taban GPA şartını yukarı çekmesi veya üniversite notlarını tamamen göz ardı ederek kendi bağımsız seçme sınavlarını uygulamaya koyması bu güvensizliğin somut bir yansımasıdır.

2. Dürüst Öğrenciler İçin Haksız Rekabet

Yapay zekanın akademik süreçlerdeki kontrolsüz hakimiyeti, teknolojiye mesafeli duran veya etik ilkelere bağlı kalarak kendi emeğiyle ödev hazırlayan öğrenciler için büyük bir haksızlık doğuruyor. Kendi zihinsel çabasıyla "B" alan bir öğrenci, yapay zekaya yazdırdığı ödevle "A" alan bir arkadaşının gerisinde kalarak fırsat eşitsizliğine maruz kalıyor.

Yapay Zekadan Doğrudan Etkilenen Derslerde 'A' Notu Patlaması"

Berkeley araştırması kapsamında, Texas'taki büyük bir araştırma üniversitesinde 2018-2025 yılları arasında 500 binden fazla öğrencinin aldığı notlar ve akademik kayıtlar mercek altına alındı. Çalışmada, özellikle ChatGPT'nin hayatımıza girdiği 2022 sonrasındaki kırılma noktaları analiz edildi.

California Üniversitesi

Araştırmanın en çarpıcı bulgusu, üretken yapay zekanın kullanımına açık olan veya bu teknolojiden doğrudan etkilenen derslerdeki not artışları oldu. Özellikle yazım  ve kodlama  gibi ödev odaklı derslerde, "A" alan öğrencilerin oranı, ChatGPT öncesi döneme kıyasla 13 yüzdelik puan, yani yaklaşık %30 oranında dramatik bir artış gösterdi.

Yapay zekanın etkilerine daha kapalı olan, yüz yüze sınav ağırlıklı derslerde ise bu denli radikal bir sapma gözlenmedi. Bu durum, not artışının genel bir öğrenci başarısından ziyade yapay zeka araçlarının manipülatif etkisinden kaynaklandığı hipotezini doğrudan doğruluyor.

Barclays ve Morgan Stanley gibi küresel finans devlerinin staj başvurularında asgari GPA eşiği aradığı düşünüldüğünde söz konusu ölçüt giderek yanıltıcı bir hale geliyor. Araştırmacılar bu durumu, yapay zekanın özgeçmiş ve ön yazıları da şişirmesiyle oluşan enflasyonunun yeni bir halkası olarak nitelendiriyor.

ChatGPT Eğitim Etkisi: Üç Farklı Kullanım Biçimi

Araştırmacılar, AI öğrenci kullanımını üç temel kategori altında tanımladı. Bu sınıflandırma, meselenin yalnızca kopya çekme gibi basit bir etik sorunun ötesine geçtiğini ortaya koymaktadır:

 1. Destekleyici Kullanım (Augmentation)

Öğrenci çalışmanın büyük bölümünü kendisi tamamlar; yapay zeka yalnızca araştırma, kaynak önerisi veya taslak iyileştirme gibi destekleyici roller üstlenir. Bu kullanım biçimi, öğrenme sürecini ciddi biçimde tehdit etmez.

Öğrencilerin ai kullanımı temsili

 2. Yeniden Çerçeveleme (Reinstatement)

Geleneksel ödevlerin yerine AI tabanlı görevler ikame edilir. Örneğin bir makale yazmak yerine bir yapay zeka aracını yönlendiren prompt tasarlamak gibi. Kazanılan beceriler değişir, ölçülen yetkinlik ise farklılaşır.

 3. Yerinden Etme (Displacement)

Yapay zeka, öğrencinin bizzat üstlenmesi gereken işi tamamen otomatik hale getirir. Bir denemeyi baştan sona AI'a yazdırmak bunun en belirgin örneğidir. Araştırma, not artışlarının ağırlıklı olarak bu üçüncü kategorideki davranışlardan kaynaklandığına işaret ediyor.

Üniversitelerde Yapay Zeka: Politika Boşluğu Kapanmıyor

Araştırma bulguları, politika geliştirmenin kullanım pratiğinin çok gerisinde kaldığını da gözler önüne seriyor. ABD'li öğretmen ve öğrencilerin 2024–25 dönemine ilişkin verilerine bakıldığında her iki tarafın da yüzde 85 ile 86 oranında yapay zeka araçlarına başvurduğu görülüyor. Buna karşın akademik politikalar bu hızı yakalayamıyor.

Princeton Üniversitesi, tepkisini kurumsal bir adımla somutlaştırdı: Fakülte kurulu, 1 Temmuz 2026 itibarıyla tüm sınavların gözetmen denetiminde gerçekleştirilmesini zorunlu kıldı. Gerekçe, yapay zekaya denetimsiz erişimin önüne geçmek olarak açıklandı. Benzer arayışlar Avrupa üniversitelerinde de görülüyor; ancak kurumsal tepkiler büyük ölçüde bireysel akademisyen inisiyatifine bırakılmış durumda.

Öğrenme mi, Performans mı?

Berkeley araştırmacısı Chirikov'un en çarpıcı tespiti belki de şu soruyu gündeme taşıyor: Yüksek notla mezun olan öğrenciler, işe girdiklerinde bağımsız olarak rapor yazabilecek ve analiz üretebilecek bilişsel beceriye sahip mi? "Verimli mücadele"  olarak tanımlanan öğrenme deneyimi; zorlanmayı, hata yapmayı ve bu hatalardan ders çıkarmayı gerektirir. AI'ın bu süreci devre dışı bırakması, kısa vadeli not artışı sağlarken uzun vadeli yetkinlik gelişimini sekteye uğratıyor.

Igor Chirikov

Mekanizma Nasıl İşliyor? Ödev Ağırlıklı Sistemler Alarm Veriyor

Igor Chirikov, bu kontrolsüz not enflasyonunun arkasındaki temel mekanizmayı ödev yükünün yapay zekaya devredilmesi olarak açıklıyor. Yapay zekanın notları yukarı çekme biçimi şu dinamiklere dayanıyor:

·        Ev Ödevlerinin Ağırlığı: Araştırma verileri, evde hazırlanan ödevlerin ve projelerin nihai nota etkisinin yüksek olduğu derslerde not enflasyonunun çok daha belirgin olduğunu gösteriyor. Öğrenciler, ev ortamında denetimsiz bir şekilde ChatGPT ve benzeri araçlardan aldıkları çıktıları kendi çalışmaları gibi sunuyor.

·        Bilişsel Emeğin İkame Edilmesi: Yapay zeka, öğrencilere sadece ilham vermek veya çalışmalarını kontrol etmekle kalmıyor; kritik düşünme, sentez yapma ve özgün içerik üretme gibi bilişsel süreçleri tamamen üstleniyor.

·        Öğretim Elemanlarının Değerlendirme Çıkmazı: Yapay zeka tarafından üretilen metin veya kodlar, dil bilgisi açısından kusursuz, yapısal olarak düzenli olduğu için akademisyenlerden yüksek notlar alıyor. Ancak bu durum öğrencinin konuyu gerçekten kavrayıp kavramadığını yansıtmıyor.

Diplomaların ve notların değersizleşmesi

Akademisyenler ve Üniversiteler İçin Çözüm Önerileri

Bu yapısal kriz, yükseköğretim kurumlarının geleneksel ölçme-değerlendirme yöntemlerini acilen revize etmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Yapay zeka not enflasyonunun önüne geçmek ve akademik dürüstlüğü korumak adına üniversitelerde şu radikal dönüşümlerin hayata geçirilmesi tartışılıyor:

·        Sınav Stratejilerinin Değiştirilmesi: Ev ödevlerinin ve uzaktan teslim edilen projelerin not ağırlığı düşürülmeli; sınıf içi, gözetimli (invigilated), anlık yazım ve kodlama sınavlarına (in-class assessments) geri dönülmelidir.

·        Sözlü Savunma Sistemleri: Özellikle yüksek puanlı projelerde ve tez çalışmalarında, öğrencilerin sundukları çalışmayı jüri önünde sözlü olarak savunmaları ve yöntemsel detaylara hakimiyetlerini kanıtlamaları zorunlu hale getirilmelidir.

·        Yapay Zeka Okuryazarlığı ve Şeffaf Politikalar: Yapay zekayı tamamen yasaklamak gerçekçi bir çözüm değildir. Üniversiteler, ders izlencelerinde (syllabus) yapay zekanın hangi sınırlarda kullanılabileceğini net çizgilerle belirtmeli ve "şeffaf kullanım beyanı" mekanizmaları geliştirmelidir.

Akademi Yeni Bir Referans Çerçevesi Arıyor

Yapay zeka not enflasyonu, eğitim kurumlarının değerlendirme anlayışını baştan tasarlamaya zorluyor. Geleneksel notlandırmanın tek başına yeterli olmadığı görülürken sözlü sınav, süreç portfolyosu ve gözetimli değerlendirme gibi tamamlayıcı ölçütler yeniden değer kazanıyor. Akademisyenler için asıl soru artık "AI'ı yasaklayalım mı?" değil; "Gerçek öğrenmeyi hangi araçlarla ölçebiliriz?" sorusuna dönüşüyor.

OECD'nin 2026 Dijital Eğitim Görünümü raporu da benzer bulgulara dikkat çekiyor: Yapay zeka destekli ödevlerde performans artışı gözlemleniyor ancak bu artış her zaman kalıcı bir öğrenmeye dönüşmüyor. Bilişsel yükün yapay zekaya devredilmesi uzun vadede beceri gelişimini kısıtlayabiliyor. Türkiye de yapay zekayı okul dışında yoğun kullanan ülkeler arasında yer alıyor, bu durum konunun yalnızca ABD merkezli bir sorun olmadığını ortaya koyuyor.

Akademik camia, ölçme-değerlendirme kriterlerini yapay zeka çağına uygun şekilde yeniden inşa etmediği sürece not kartlarındaki "A" harfleri sadece dijital bir illüzyondan ibaret kalacaktır denebilir.

Üniversitelerde yapay zeka kullanımı artık yalnızca teknolojik bir yenilik olarak değil, akademik değerlendirme sistemlerini doğrudan etkileyen yapısal bir dönüşüm olarak görülüyor. Son yıllarda özellikle ChatGPT ve benzeri üretken yapay zeka araçlarının yaygınlaşması eğitim dünyasında yeni bir tartışmayı gündeme taşıdı: Yapay zeka not enflasyonunu artırıyor mu? Kaliforniya Üniversitesi Berkeley Kampüsü'nde yürütülen kapsamlı bir araştırma, bu soruya dikkat çekici yanıtlar veriyor. Araştırmanın sonuçları, öğrencilerin yapay zeka destekli araçları yoğun biçimde kullanmasının not ortalamalarını yükselttiğini ancak aynı zamanda GPA sisteminin güvenilirliğini zayıflatabileceğini ortaya koyuyor. GPA Güvenilirliği Tehlikede mi? Yükseköğretimde adil değerlendirme ve akademik dürüstlük, dijital dönüşümün en keskin virajlarından birine girmiş durumda. Uzun yıllardır eğitim dünyasının yapısal bir sorunu olarak tartışılan "not enflasyonu", üretken yapay zekanın ( Generative AI ) kitleselleşmesiyle birlikte daha önce görülmemiş bir ivme kazandı. California Üniversitesi, Berkeley bünyesindeki Yükseköğretim Çalışmaları Merkezi ( CSHE ) tarafından yürütülen ve araştırmacı Igor Chirikov imzasını taşıyan yeni bir çalışma, yükseköğretimde yapay zeka kullanımının not enflasyonunu doğrudan körüklediğini ve akademik başarının en temel göstergesi kabul edilen GPA (Genel Not Ortalaması) sisteminin güvenilirliğini zayıflattığını bilimsel verilerle ortaya koydu. Araştırma yapay zekanın sadece bir verimlilik aracı olmadığını aynı zamanda ölçme-değerlendirme mekanizmalarını yapısal bir krizle karşı karşıya bıraktığını gösteriyor. GPA Güvenilirliğinin Zayıflaması ve Akademik Adalet Akademik dünyada GPA, bir öğrencinin bilgi birikimini, disiplinini ve yetkinliğini potansiyel işverenlere veya lisansüstü programlara ilan eden en prestijli sinyal mekanizmasıdır. Ancak yapay zekanın körüklediği not enflasyonu, bu sinyali ciddi şekilde bozuyor. 1. Diplomaların Değersizleşmesi ve İş Dünyasının Tepkisi Herkesin yüksek notlarla mezun olduğu bir iklimde, gerçekten nitelikli öğrenciler ile yapay zekanın arkasına gizlenen öğrenciler arasındaki fark kaybolmaktadır. Bu durum, işverenlerin GPA kriterine olan güvenini sarsmaktadır. Son dönemde bazı küresel şirketlerin işe alım larda taban GPA şartını yukarı çekmesi veya üniversite notlarını tamamen göz ardı ederek kendi bağımsız seçme sınavlarını uygulamaya koyması bu güvensizliğin somut bir yansımasıdır. 2. Dürüst Öğrenciler İçin Haksız Rekabet Yapay zekanın akademik süreçlerdeki kontrolsüz hakimiyeti, teknolojiye mesafeli duran veya etik ilkelere bağlı kalarak kendi emeğiyle ödev hazırlayan öğrenciler için büyük bir haksızlık doğuruyor. Kendi zihinsel çabasıyla "B" alan bir öğrenci, yapay zekaya yazdırdığı ödevle "A" alan bir arkadaşının gerisinde kalarak fırsat eşitsizliğine maruz kalıyor. Yapay Zekadan Doğrudan Etkilenen Derslerde 'A' Notu Patlaması" Berkeley araştırması kapsamında, Texas'taki büyük bir araştırma üniversitesinde 2018-2025 yılları arasında 500 binden fazla öğrencinin aldığı notlar ve akademik kayıtlar mercek altına alındı. Çalışmada, özellikle ChatGPT'nin hayatımıza girdiği 2022 sonrasındaki kırılma noktaları analiz edildi. Araştırmanın en çarpıcı bulgusu, üretken yapay zekanın kullanımına açık olan veya bu teknolojiden doğrudan etkilenen derslerdeki not artışları oldu. Özellikle yazım ve kodlama gibi ödev odaklı derslerde, "A" alan öğrencilerin oranı, ChatGPT öncesi döneme kıyasla 13 yüzdelik puan, yani yaklaşık %30 oranında dramatik bir artış gösterdi. Yapay zekanın etkilerine daha kapalı olan, yüz yüze sınav ağırlıklı derslerde ise bu denli radikal bir sapma gözlenmedi. Bu durum, not artışının genel bir öğrenci başarısından ziyade yapay zeka araçlarının manipülatif etkisinden kaynaklandığı hipotezini doğrudan doğruluyor. Barclays ve Morgan Stanley gibi küresel finans devlerinin staj başvurularında asgari GPA eşiği aradığı düşünüldüğünde söz konusu ölçüt giderek yanıltıcı bir hale geliyor. Araştırmacılar bu durumu, yapay zekanın özgeçmiş ve ön yazıları da şişirmesiyle oluşan enflasyonunun yeni bir halkası olarak nitelendiriyor. ChatGPT Eğitim Etkisi: Üç Farklı Kullanım Biçimi Araştırmacılar, AI öğrenci kullanımını üç temel kategori altında tanımladı. Bu sınıflandırma, meselenin yalnızca kopya çekme gibi basit bir etik sorunun ötesine geçtiğini ortaya koymaktadır: 1. Destekleyici Kullanım (Augmentation) Öğrenci çalışmanın büyük bölümünü kendisi tamamlar; yapay zeka yalnızca araştırma, kaynak önerisi veya taslak iyileştirme gibi destekleyici roller üstlenir. Bu kullanım biçimi, öğrenme sürecini ciddi biçimde tehdit etmez. 2. Yeniden Çerçeveleme (Reinstatement) Geleneksel ödevlerin yerine AI tabanlı görevler ikame edilir. Örneğin bir makale yazmak yerine bir yapay zeka aracını yönlendiren prompt tasarlamak gibi. Kazanılan beceriler değişir, ölçülen yetkinlik ise farklılaşır. 3. Yerinden Etme (Displacement) Yapay zeka, öğrencinin bizzat üstlenmesi gereken işi tamamen otomatik hale g

Etiketler:YZ not enflasyonuChatGPT eğitim etkisiÜniversitelerde YZAkademik dürüstlükAI GPA güvenilirliği
Nilay Çatalkaya
Nilay ÇatalkayaYazar
@nilaycatalkaya

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

Giriş Yap
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!